Meme Kanseri, Meme Kanseri Belirtileri, Kendi Kendine Meme Muayenesi, Jinekomasti Meme Hastalıkları, Fibroadenom, Memede Ağrı
Kendi Kendine Meme Muayenesini Öğrendiniz mi? Meme Kontrolünüzü Yaptırınız. Cevaplanmasını İstediğiniz Sorularınız İçin Bize Ulaşınız. Kemik Dansitometrenizi Yaptırdınız mı? Gerekli Beslenme Öğelerini Öğreniniz.
   
 
Sağlık Testi

Bazen öyle bir zaman gelir ki hayatın küçük bir kıza açtığı yol öyle zorlu olur ki bir şey öğretir: Bu hayat hiçbir zaman küçük şeylere üzülmeyecek kadar kısa ve güzeldir.

İşte benim hayat hikâyem de bana böyle zorlu bir deneyimi layık gördü. Şans mı, şanssızlık mı diye nitelendirilir bilmiyorum. Bildiğim bir şey var ki bana bu hayatla ilgili çok özel şeyler öğrettiği.
15 yaşında bir lise öğrencisiydim. Yaşıtlarımdan farkım doktor olmayı çok istediğimden karşıma çıkan hemen hemen her tıbbi konferansa katılmamdı. O gün arkadaşlarımla okulu kırmak istemiştik. Sinemaya gidecektik. Ama okulumuzun konferans salonunun önünden geçerken bir yazı çarptı gözüme."Meme Kanseri Teşhis ve Tedavisi Konferansı". Bizim sinemaya gitme maceramız okulumuzun konferans salonunda arkadaşlarımın ilgisini hiç de çekmeyen bir konuyu dinlemeye başlamamızla son buldu. Salonda bilgi veren doktor hanım bize kendi kendine muayene yöntemlerini gösteriyor aynı zamanda da bilgi veriyordu. Sonra söylediği bir söz beynimde yankılandı."Çocuklar çok küçük bir ihtimal de olsa sizin yaşınızda da görülebilir, dikkat etmeli ve kendi kendine muayeneyi öğrenmelisiniz" O zamana kadar çok da umursamadığım meme dokumda hissettiğim nohut büyüklüğündeki sertlikler geldi aklıma. Konferans sonunda bilgi veren doktor hanıma hissettiğim küçük sertliklerden bahsettim. O da bana "gelişim aşamasındasın yüksek ihtimal süt bezeleridir ama sen yine de ihmal etme" dedi. Bu sözle birlikte hayatımın dönüm noktasındaki seçim hakkı rabbim tarafından bana verildi. Ya dediğini yapacak ve kontrol olacaktım ya da umursamayacaktım. Eve geldiğimde seçimimi yaptım Banyoya gidip üstümü çıkardım. Aynı doktor hanımın gösterdiği gibi elimi sağ mememe hafifçe bastırdığımda o küçük sertliklerin bir ceviz büyüklüğüne gelmiş olduğunu hissettim. Sonra diğer göğsüme baktım. Onda da aynı büyüklükte birden fazla sertlik vardı. İlk başta ne yapacağımı bilemedim. Sonra anneme söylemeye karar verdim. Annem ilk başta ne yapacağını bilemese de hemen aile doktorumuzu aradı. Ertesi gün doktorumun karşısındaydım. Hayatımda hiç bu kadar utanmamıştım. Doktorum o kadar nazikti ki. Bana sakin olmamı kendisinin bir doktor olarak bunu yapmak zorunda olduğunu ve hastalıklarda utanmamam gerektiğini söyledi. Sonra da beni muayene etmek için izin istedi. Ve muayene başladı. Ama bir şeyler yolunda değildi. Doktorum "memendeki kitlelere küçük bir biyopsi yapmamız gerekiyor" dedi. Sadece kafamı onaylarcasına sallayabildim. Biyopsinin sonucu doktorumun eline geldiğinde Doktorum 15 yaşında bir çocuğa anlatılabilecek en güzel ve özenli kelimelerle anlatmaya başladı neler olduğunu. Hastaydım. Doktorum "Özlemciğim senden alınan kitlelerden birinde işlerin yolunda olmadığını gördük" dedi. Evet, bu kanserdi. Ama doktorum "korkma amcacığım bu hücre o kadar yeni ve güçsüz ki biz seninle bunu yenebiliriz" diye ekledi.
Hayat bana planladıklarımın tamamen dışında bir yol çizmişti. Ve ben bunu yaşayacak ve atlatacaktım Süreç başladı. Hemen ertesi gün ameliyata alındım. Kanserli hücreler sağ mememdeydi. Koltuk altı lenf bezlerim ve mememin yarısı alındı. Sol mememdeki diğer kitleler temizlendi. Sonra tedavi sürecinin ikinci aşaması başladı. Bir üniversite hastanesinde de konsey önüne çıktım. Erken teşhis sayesinde sadece radyoterapinin benim için yeterli olacağı kararı verildi. Okulumdan çıkıp radyoterapiye gittim. Radyoterapi bitti sonra beş yıllık bir ilaç kullanma süreci başladı. Hastalığımın ikinci yılında guatr ameliyatı oldum. Meme dokum bana her sene ihanet etmeye devam etti. Fibroadenomlar her yıl beni gafil avlamak için bekledi. Bense her yıl onlardan kurtuldum. 1.2.3… derken minik biyopsilerle 13 kez ameliyat masasına yattım.

Sonra eşimle tanıştım. O her seferinde evlenmek lafını ettiğinde ben ona "sen benim gibi biriyle yapamazsın, yaşamadığın bunca şeyin altından kalkabileceğini sanma, kalkamazsın" diyordum. Ama o pes etmedi, evlendik. Evliliğimizin birinci yılında bu sefer rahimimde bir şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim. Menstral dönemler oldukça kısalmıştı. Gittiğim doktorum bana rahim duvarında kalınlaşma ve polikistikover olduğumu söyledi. Menopoza giriyordum. Şimdi başka bir tedavi sürecinin içindeydim. Bu durumda hamile kalma şansım yoktu. Rahimime özel bir hormon salgılayan bir spiral takıldı. İki yıl spiral bedenimde kaldı. Doktor muayenem iç açıcıydı. Rahimim iyileşiyordu. Meme doktorum hamile kalmayı istemem durumunda bunun çok büyük bir risk taşıyacağını anlattı. Ama ben hep anne olmayı istemiştim. Lise çağlarımda bile zamanımın çoğunu anne olup olamayacağımı düşünerek geçirdim. Önüme bir seçenek gelmişti. Ya anne olmaktan vazgeçecektim. Ya da riski en aza indirgeyerek bunu deneyecektim. Doktoruma meme dokularımdan vazgeçmek istediğimi anlattım. En doğru kararın bu olduğu konusunda uzlaşmaya vardık. Bir daha meme dokum için ameliyat olmak istemiyordum. Böylece 14. kez ameliyata girdim. Her iki meme dokum alındı ve yerine silikon protez yerleştirildi. İlaç kullanma sürecim de bitmişti. Sıra spiralden kurtulmaya geldi. Her şeyi akışına bırakmayı öğrenmiştim artık, öyle de yaptım. Artık doktorumun kontrollerine acaba mememde bu sefer ne var düşüncesiyle gitmiyordum. Bir savaşı kazanmıştık.

Her şeyin yolunda gittiği bir sabah içimden bir ses bana test yapmamı söyledi. Ben de öyle yaptım ama sonucu çok da umursamadım. Ancak, merak bir süre sonra sizi yeniyor. Teste baktığımda gördüğüm çift çizgiye inanmakta güçlük çektim. Banyoya oturup kaldığımı, sonra da bağıra bağıra ağladığımı hatırlıyorum. Eşim uykusundan fırlayıp yanıma geldi. Ağlamaktan bir şey söyleyemiyor sadece elimdeki testi sallayarak eşime gösteriyordum. Bunca yılın en büyük mükâfatını sonunda rabbim bana layık görmüştü. Sorunsuz bir hamilelik dönemi sonunda minik kızımız kucağımdaydı. 15. kez ameliyat masasına yatmıştım. Ama bu sefer ameliyat masasında bir parçamı bırakmak yerine küçük bir hediyeyle geri dönüyordum. Bir tek ona erişmek için vazgeçtiğim meme dokum yüzünden belki anne olmanın benim için en önemli anlamlarından biri olan emzirme güzelliğinin eksikliğiyle. Bebeğimi mamayla beslemek zorunda kaldım. Çoğu zaman emziremediğim için sırf birbirimizi hissedebilelim diye kızımı alıp göğsüme yatırırdım. Yaşanan bunca süreç içinde içimde hep bir ukde olarak kalacak onu emzirememek. Ama ona sahip olmanın verdiği mutluluk çoğu zaman bu eksikliği arka plana attırıyor. Şimdi 3 yaşında güzel bir kız ve eğer doktorlarımızın izni olursa biz onun bu dünyada kardeşsiz kalmasını hiç istemiyoruz. Benim kızım şu an hiçbir şeyin farkında olmasa da büyüdüğünde yaşıtlarından bir farkı olacak. O, meme kanserinden korkan değil, meme kanserine karşı bilinçli ve kontrollü bir genç kız olarak büyüyecek ve umarım annesinin hikâyesi ona hep yol gösterecek…

Özlem GÖKBOĞA GÜKRER
Perde İzmir


Meme Kanserinin Tanımı
ve Tedavi Yöntemleri

Video Arşivi için Tıklayınız.
Gizlilik | Yasal Uyarı

Adres: 1413 Sokak No:51 Kahramanlar İZMİR   |   Tel: 0(232) 446 84 75 (Pbx)   |   Fax: 0(232) 446 84 73